25 Nis 2011

ZİLE CÂMİLERİ

ULU CÂMİ
Bu câminin bulunduğu yerde eski bir câmi mevcuttu. Bu câmi Selçuklular'dan IV.
Kılıç Aslan'ın oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Ebu Ali oğlu Mehmed Zaluli
tarafından H. 666 (1267) tarihinde yaptırılmış, Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarına
kadar gelmiştir.
Selçuk tarzında yapılmış büyük ve güzel bir câmi olup, Ulu Câmi adı altında anılmakta
idi. H. 1000 tarihinde Zile Kaymakamı olan Nasuh Paşa zamanında esaslı bir tamir görmüş
ve Vakıflar İdaresi'ne de Nasuh Paşa Câmîi olarak tescil edilmiştir. Bugünkü resmî
kayıtlarda da Nasuh Paşa Câmîi adı ile anılmaktadır.
Fakat bu câmi, devrin Kaymakamı Süleyman Necmi Bey zamanında yıktırılmış, yine
bu kaymakamın teşvikiyle aynı yerinde şimdiki câmi tamamen halktan gördüğü
yardımlarla (Ne devlet ne de çevre il ve ilçelerden yardım görmüştür.) 1909 tarihinde
yaptırılmıştır.
Câminin yıkılıp, yaptırılması yedi sene sürmüştür. Cümle kapısı abidevî olan şimdiki
câminin, son cemaat mahalli üç kubbeli ve dört mermer sütunludur. Kesme taştan
yapılmış üzeri kubbeli olup, sekizgen tamburludur. Nefis skalaktitli mermer portali ve
ahşap oyma süslemeli, âyetli kapısı vardır.
Câminin Kuzey tarafındaki kapının sağ tarafında bulunan kitabe, Selçuklular
zamanına ait olup, Arapça olarak yazılmıştır. Kitabede "Bu câmi Allah'ın yardımı ile IV.
Kılıç Aslan oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında H. 666 tarihinde Ebu Ali oğlu
Mehmed Zaluli tarafından yaptırılmıştır." ibaresi okunmaktadır.
BEYAZIT-I BESTAMİ CÂMÎİ VE MUSA FAKİH TÜRBESİ
Ali Kadı Mahallesi'nde olup, 1106 ve 1305 tarihlerini taşıyan iki kitabesi mevcuttur.
Orijinal bir mimarî özelliğe sahip olan câmi, Ertana Oğulları zamanında bir külliye idi.
Bayâzıd-ı Bestâmî torunlarından Şeyh Edhem Çelebi tarafından idare olunur talebeyi
doyurmak için büyük bir teşkilât da bulunurdu.
Bayâzıt-ı Bestâmî Külliyesi bugünkü üniversite düzeyinde eğitim - öğretim
hizmetlerini sürdürmüş ve pek çok değerli âlimlerin yetişmesine vesile olmuştur.
Câmide bulunan türbe, Bayâzıd-ı Bestâmî'nin yedinci batından torunudur.1
BEHRAM AĞA CÂMÎİ
Halk arasında TAHTA MİNARELİ CÂMİ, GARİPLER CÂMÎİ olarak da bilinmektedir.
Sakarya Caddesi'nin Behramağa Sokağı köşesinde yer almaktadır. Ahşap bir
câmi olup, 1938 yılında yapılmıştır. Minaresi ağaçtan olup, tek şerefelidir.
BOYACI HASAN AĞA
CÂMÎİ
1497 tarihinde Sultan II. Bayazıt Han zamanında yaptırılmıştır. Sonradan Boyacı
Hasan Ağa adına tescil edilmiştir.
P.T.T.nin Kuzey'inde, Sakiler Mahallesi'nde aynı adı taşıyan sokakta bulunmaktadır.
Bitişiğindeki Hasan Ağa Mektebi ile bütünlük halindedir. (Burası bugün Kız Kuran-ı Kerîm
Kurs Yeri olarak hizmet vermektedir.) Son Cemaat Mahalli üç kubbeli olup,
sekizgen kasnağa oturmuş bir kubbesi vardır.
Kubbe üzeri kiremitle kaplı olan câminin; kubbede bulunan ağaç oymaları
Hacı Mehmed Çavdar2 tarafından işlenilmiştir. Sanat değeri yüksek olan stalaktitli
mihrabı, câminin en önemli bir değer parçasıdır.
ELBAŞOĞLU CÂMÎİ
Zile'nin Doğu'sunda, ADNAN MENDERES Caddesi'nin Zile çıkışında, sağ
taraftadır. 1796 tarihinde Zile eşrafından ve derebeylerinden Seyid Ahmet Ağa
tarafından inşa edilmiştir.
Kesme ve moloz taşla inşa edilen câminin üstü kiremit kaplı kırma çatı ile
örtülüdür. Kuzey tarafında küçük bir avlusu, Kuzey batı köşesinde tek şerefeli
bir minaresi mevcuttur.
Avlunun Kuzey ve Batı tarafları çarpık olup, girişi Kuzey duvarı ortasına
yakın bir yerdedir. Kesme taştan örülen ve yüksek tutulan bu cephe, dikdörtgen bir
çerçeve içine alınmıştır. Kapı açıklığı yuvarlak kemerlidir. Avlunun Batı duvarında
bir su tesisatı dikkati çeker. Bugün son cemaat mahalli olarak kullanılan bölüm
sonradan ilâve edilmiştir. Altta dikdörtgen, üstte yuvarlak kemerli
pencerelerle ışık alan câminin Güney duvarındaki taşlara işlenmiş rölyefler
cepheye bir hareketlilik kazandırmıştır.
Minare, câmi bünyesiyle bütünlük sağlamıştır. Bunun avluya bakan basık
kemerli bir girişi ve üstünde iki satırlık kitabesi vardır. Kara kaide üzerine
yükselen silindirik gövde yukarıya doğru incelmektedir. Gövdenin yüzeyinde
câminin Güney duvarındakine benzer rölyeflerle daha üstte minarenin yapılış
tarihini düşündüğümüz, fakat okunamayan bir rakam yazılıdır. Şerefe sadedir.
Petek, üstte külâh ve âlemle nihayetlenmektedir.
Harîme Kuzey'den yuvarlak kemerle bir kapı açıklığı ile geçilir. Yanlardan kaide ve
başlıklı ince birer sütunçe ile desteklenen bu kemer, kırmızı, gri ve beyaz
mermerden geçmeli olarak örülmüş, etrafı dikdörtgen bir çerçeve ile kuşatılmıştır.
Üstte yapım tarihini ve banisini gösteren kitabesi yer almaktadır.
Harîme girildikten sonra, tam karşıda kıble duvarına konulan yarım
silindirik formlu mihrabda siyah ve beyaz mermerden yapılmış, kaliteli bir işçilik
kullanılmıştır. Yanları profilli sürne ve bordürlerle çevrilerek kavsara üstüne bir
kitabelik yerleştirilmiştir. Dikdörtgen bir çerçeve içine alman mihrabın taç
kısmı barok tarzda işlenmiştir. Minber ağaçtan olup, sadedir.3
Camiinin bilhassa mahfil ve tavanında zengin bir ahşap işçiliği vardır. Kuzey'de
daha geniş bir mekâna oturan mahfil, yanlarda Güney duvarına kadar (daha dar
olarak) uzanarak içeriyi üç yönden kuşatmaktadır. Fakat Kuzey'de, zemine oturan
dikdörtgen ve silindirik desteklerle taşındığı halde, yanlarda destekler zemine
oturmayıp, sadece mahfil ile câmi tavanı arasında yükselirler. Korulardaki ahşap
işçiliği kalitelidir.
Tavanda daha değişik bir düzenleme göze çarpar. Kuzey ve yanlarda
yükselen desteklerin aralarına ve Güney duvarına atılan enli kirişlerin iç
yüzlerine siyah üstüne beyaz ile 30 cm kadar genişliğinde nefis bir sülüs ile
âyetler yazılmıştır. Ayrıca desteklerin köşeleri kavislendirilerek "Bursa Kemeri" haline
getirilmiş, tavanın yanlarda kalan bölümleri çıtalarla kareli taksimatlara
ayrılmıştır.
Orta bölüm ise yukarıya doğru kademeli olarak daralan enli içbükey
pervazlarla yükseltilmiştir. Köşelere de ince tahta levhalar çakılarak, tavan
sekizgene dönüştürülmüş, ortaya aynı formlu bir göbek monte edilmiştir. İç içe
sekizgen dairelerden müteşekkil barok işlemeli bu süs göbeği kırmızı, sarı ve
yeşilin tonları ile renklendirilmiştir. Bu göbekle dıştaki pervazlar arasında kalan
kısım "S" kıvrımlı çıtalarla geometrik tarzda kompoze edilmiştir. Tavan tümüyle
alttan kaplanmıştır.
Böyle bir uygulama ile hem ahşap kirişler gözden gizlenerek estetik
düşünülmüş, hem düz bir tavan yüzeyi elde edilerek daha rahat tezyin edinebilme
kolaylığı sağlanmıştır.4
HACI İSHAK CÂMÎİ (GÜDÜK MİNARE)
Halk arasında Güdük Minare (Küçük minare) diye isimlendirilen bu câmi Fatih
Sultan Mehmet Han zamanında, 1475 tarihinde Hacı Ali oğlu, Hacı İsmail isimli bir kişi
tarafından yaptırılmıştır.
Minare-i Kebir Mah. Şair Talibî Caddesi (Y. T. 1475)
Tuğla minareli ve iki kubbeli olup, her iki kubbesi de sekizgen tanbur
üzerinde yükselir. Mahya kiremitle kaplıdır. 1939 depreminde şerefeden yukarısı
yıkıldığından halk arasında Güdük Minare diye anılır.
Tuğla ve taş karışımından oluşan bu câmi, Minare-i Kebir mahallesinde olup,
Osmanlı eseridir.

KUBBE CÂMÎİ
Zile'nin en ilginç câmilerinden biri olup, aynı adla anılan sokakta
bulunmaktadır. Melik Ahmed Gazi'nin Zile'yi fethiyle birlikte, antik döneme ait
bir yapı derhal camiye çevrilmiştir.
Küçük bir câmi olup, Danişmendliler'den kalmadır.5 H. 1050 (M. 1641) yılında câmi
yeniden yapılmış olup, minaresizdir. Halk arasında bu câmiye aynı zamanda "Şeyhkolu
Câmîi" de denilmektedir.
ALACAMESCİD CÂMÎİ
Alacamescid Mahallesi'nde Necmimuammer Caddesi ile Sakarya Caddesi'nin
kesişim köşesinde bulunmaktadır.
Alacamescid Câmîi - Alacamescid Balâ Mahallesi
(Y. T. H. 981, M. 1574)
H. 982 (M. 1574) yılında inşa edilmiştir. Tek kubbeli olup kubbe sekizgen kasnak
üzerine oturtulmuştur. Kubbe üzeri tavanla örtülüdür. Minaresi tuğladan
yapılmış, tek şerefeli olup, câminin inşasında kesme taş, tuğla ile birlikte
kullanılmıştır.

ABDULKERİMAĞA CÂMÎİ
Yığma tuğladan yapılmış olup, Alikadı Mahallesi, Hapan arkasındadır.
Tuğla minareli câmi, tek şerefeli olup, 1950 yılında yapılmıştır.
ARNAVUT CÂMÎİ
Orta Mahalle'de Çömez Sokak, Topçu Sokak ve Şehir Kahya Sokak kesişimleri
üzerinde bulunmaktadır.
Arnavut Câmîi (Y. T. 1974)
Orta Mah. İpek Sok.
Kubbesiz olup, câmi betonarme olarak 1875 yılında inşa olunmuştur. Nefis
minaresi beyaz mermerden olup, tek şerefelidir.
İSTASYON MERKEZ CÂMÎİ
Şehrimiz İstasyon Mahallesi, Ofis Sokak üzerindedir. Betonarme olarak 1955
yılında yapılmıştır. Beton minaresi tek şerefelidir.
İSTASYON YENİ CÂMÎİ
Zile'nin İstasyon Mahallesi'nde Selim Sırrı Sokak, Ekinci Sokak, Câmi Sokak
ve Güngör Sokak'ların tam ortasında yer almaktadır.
Câminin son cemaat mahallinde üç küçük kubbe ile, orta kısmında büyük bir
kubbe vardır. Câmi, betonarme olarak inşa edilmiştir. Henüz minaresi olmayan
câmi 1974 tarihinde ibadete açılmıştır.
ALTINEVLER CÂMÎİ
Şehrimiz Altınevler Mahallesi'ndedir. Çevre yolu üzerindeki büyük meydanda
yer alır. Câminin çevre düzenlemesi çok nefistir.
Betonarme olarak inşa edilen câminin büyük bir kubbesi vardır.
Câminin minaresi kesme taştan olup, tek şerefelidir. Câmi, 1982 - 1986 yılları
arasında inşa edilmiştir.
HURİ HATUN CÂMÎİ
Ahşap olup, minaresi tuğladandır. 1921 yılında inşa edilmiştir. Şeyhali Mahallesi
Şair Ceyhunî Caddesi üzerinde bulunmaktadır.
KAVAKLI CÂMÎİ
Zincirli Süfla Mahallesi'nde, Şehitler Yolu Sokak ile Kavaklı Câmîi Sokakları
üzerinde yer alır.
Çay Mahallesi, Sol Yanda Cebecioğlu Sokak - (Y. T. 28.06.1959)
Betonarme temel üzerine ahşap olarak inşa edilen câminin
minaresi kesme tuğlalarla yapılmış olup, tek şerefelidir. Câmi 1959 yılında
inşa edilmiştir.
KEPİR MUSA CÂMÎİ
Alacamescidzir Mahallesi'nde, Kör Hüseyin Caddesi ile Kubur Musa
Sokak'ları kesişimi üzerinde bulunmaktadır.
Ahşap mimarî özelliğe sahip olan câminin minaresi tuğladandır. Yapılış tarihi
kesin olarak belli değildir.
BEDESTEN CÂMÎİ
Adnan Menderes Caddesi üzerinde, Şehir Hamamı ve PTT karşısında yer
alır. Evliya Çelebi, burasının Zile'de panayır aylarında Ermeni ve Rum ticaret
ve sanatkârları tarafından geçici olarak işyeri amacıyla kullanıldığını ve dört
giriş kapısı olduğunu belirtir.
Bu durum, Osmanlı döneminin son zamanlarına kadar bu şekilde devam
etmiştir. Daha sonra câmi haline çevrilen bedesten, 1939 depreminde büyük
hasar görmüş ve 1950 yılına kadar kapalı kalmıştır.
1951 yılında yeniden esaslı bir şekilde tamir gören câmi, tekrar ibadete açılmıştır.
Şu anda câminin Güney'indeki ve Batı cephesindeki işyerleri yıkılarak - 1989
tarihinde - (câmiye bitişikti) Belediye tarafından park haline getirilmiş, yine câminin
Güney tarafındaki park içine Belediye tarafından güzel bir şadırvan (1990 yılında)
yaptırılmıştır.
Dört cephesi de yollarla çevrili olan câmi; taştan yapılmış olup, sonradan tadilâtla
üzeri sıvanmıştır. Câminin çatısı dört kubbeli olup, kubbeler altı köşeli
kasnaklıdır. Kubbe üzerleri tavanla örtülüdür. Câminin pencereleri yarım
daire biçimindedir. Pencerelerde renkli cam kullanılmıştır.
KİSLİK CÂMÎİ
Kislik Mahallesi'nde, Amasya Caddesi ile Hacı Tahir Efendi Sokakları'nın
birleştiği yerde bulunmaktadır.
1929 yılında temeli betonarme, üstü ahşap olarak inşa edilmiş olup,
kubbesizdir. Minaresi beyaz parke taş ile yapılmış ve tek şerefeli olup, nefis
işçiliği vardır.
MİNARE-İ SAĞIR CÂMÎİ
Minareyi Sağır Mahallesi Trabu Sokağı'nın üst kısmında, Vatan Caddesi'nin
birleştiği yerde bulunmaktadır. Betonarme bir câmi olup, 1987 yılında inşa
edilmiştir. Henüz minaresi bulunmamaktadır.
RECEP BEY CÂMÎİ
Uzun Çarşı ile Recep Bey Sokağı'nın kesiştiği köşede yer alır. Ahşap bir yapıya
sahip olup, tuğla minarelidir. 1920 yılında inşa olunmuştur.
BAHÇELİEVLER CÂMÎİ
Yeni yapılan modern câmilerimizden birisidir. Devlet Hastanesi'nin
Artova Caddesi'ne bakan yolun alt kenarındadır. 1983 - 1988 yılları arasında
betonarme olarak yapılmıştır. Büyük bir kubbesi ve son cemaat mahallinde
iki küçük kubbesi vardır. Minaresi kesme taştandır.
ŞEYHOĞLU CÂMÎİ
Şeyhoğlu Mahallesi'ndedir. Yörükler Caddesi ile Kocaağa Sokağı'nın birleşim
yerindedir. Ahşap bir mimarî özelliğe sahip olup, 1938 yılında inşa edilmiştir.
Küçük tuğla minarelidir.
ŞEYHALİ CÂMÎİ
1920 yılında, ahşap bir mimarî üslûpla yapılmış olup, tuğla minarelidir.
Şehrimiz Şeyhali Mahallesi Şair Ceyhunî Caddesi ile Çukurpınar'ın kesiştiği
yerde bulunmaktadır.
ZİNCİRLİKUYU CÂMÎİ
Zincirlikuyu Mahallesi'nde Yörükler Caddesi ile Sakarya Caddesi'nin köşesinde
yer alır.
Tuğla minareli olan câmi çift şerefelidir. 1963 yılında inşa edilmiştir.
YENİ SANAYİ CÂMÎİ
Yeni Sanayi Sitesi'nde olup, sanayinin tek câmisidir. Lokanta, bakkaliye, PTT,
Çıraklık Eğitimi Merkezi'nin bulunduğu binalar topluluğu ile keresteciler ve oto
yedek parçacılar bloklarının ortasındadır. Betonarme bina olup, tek kubbelidir.
Kubbe üzeri kurşunla kaplıdır. Minaresi kesme taştan ve tek şerefelidir.

BURCA CÂMÎİ
1960 yılında taş temel üzerine karkas tuğla ile yapılmıştır. Minaresi
tuğladandır. Alikadı Mahallesi Enbiya Sokak'tadır.

DABAKHANE CÂMÎİ
Bu câminin yerinde 1605 yılında yapıldığı bilinen, kapıları ağaç oymalı
küçük bir mescid vardı. Mescid, arasta esnafının Belediye'ye yoğun baskısı ve
aşırı talepleri karşısında zamanın Belediye Başkanı (Ahmet Vanlı) tarafından
genişletme projesi içerisine alınmıştır. Mescidin Doğu tarafındaki
dükkanların satın alınıp, mescidin de yıkılmasıyla şimdiki câmi 1951 yılında
ibadete açılmıştır. Tuğla minareli, tek şerefeli, taş temel üzerine ahşap olarak
inşa edilen câmi, şehrimizin manifaturacılar arastasında bulunmaktadır.

GÜVENEVLER CÂMÎİ
1974 yılında betonarme olarak, modern tarzda inşa edilmiştir. Büyük
kubbesinin üzeri kurşunla kaplıdır.
Minaresi tek şerefeli olup, zarif, ince ve kesme taştandır. Güvenevler
Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunmaktadır.

HAL CÂMÎİ
İstasyon yolu üzerindeki yeni sebze halinin içerisinde yer almaktadır.
Betonarme bir câmidir. 1984 yılında tamamlanan câminin henüz minaresi yoktur.

MOLLA YAHYA CÂMÎİ
Halk arasında Çukur Câmi olarak da bilinen bu câmi, 1795 yılında yapılmış,
ahşap bir mimarî özellikte ve tahta minareli idi. Adnan Menderes Caddesi yol
genişletme projesi içerisinde yer aldığından yıkılarak, daha geriye 1981 yılında
betonarme olarak inşa edilmiştir.
Modern küçük bir minaresi vardır. Şehrimiz Molla Yahya Mahallesi, Adnan
Menderes Caddesi üzerinde yer alır.

HAZİNEDAR CÂMÎİ
Orta Mahalle'de Amasya Caddesi'ne paralel olarak uzanan Kabutlu ve Göbek
Sokak'larının kesişimleri üzerinde bulunmaktadır.
(Y. T. 1959)
Orta Mah. Amasya Cad. Özden Sokağı
1959 yılında yapılan câmi, ahşap bir yapıya sahip olup, minaresi burmalıdır.

YAZICI CÂMÎİ
Yazıcı Mahallesi'nde Şair Remzi Sokak'la, Çelebi Sokak kesişimindedir.
Halk arasında Müftü Câmîi olarak da anılan câmi, betonarme olarak inşa edilmiştir.
1910 yılında inşa olunan câminin minaresi tuğladandır.

HACI HASANAĞA CÂMÎİ
Güzel bir minareye sahip olan Hacı Hasan Ağa Câmîi, 1866 yılında yapılmıştır.
Ancak, daha sonra câmi yıkılarak, yerine bugünkü câmi betonarme olarak
inşa edilmiştir.
Şehrimizin Alacamescid Bala Mahallesi'nde Huzur Sokak ile Davunlu
Dede Sokak'larının kesişim köşesinde bulunmaktadır.

DEREBAŞINLI CÂMÎİ (Y. T. 1977)
Kislik Mahallesi Ulukavak 2. Sokak ile Partal Sokak kesişimindedir.
1977 yılında betonarme olarak inşa edilen câminin minaresi parke taştan
yapılmış olup, tek şerefelidir.

ERENLER CÂMÎİ
Turhal Caddesi üzerinde Aile Kabristanlığı'nın karşısında yer alır.
Betonarme olarak inşa edilmiştir. Câminin son cemaat mahallinde 3 küçük
kubbe, orta kısmında ise büyük bir kubbe vardır. Câmi pencereleri yarım
silindirik şeklindedir. 1987 yılında tamamlanan câminin henüz minaresi yoktur.

TUTLUPINAR CÂMÎİ
Ahşap bir mimarî özelliğe sahip olup, 1924 yılında yapılmıştır. Tuğla minarelidir.
Tutlupınar Mahallesi'nde Cumhuriyet Caddesi'ne paralel olarak uzanan
Harneti ve Şişman Sokak'ların ortasında yer alır. Bu câminn önümüzdeki
günlerde yıkılarak, çevresindeki evlerin de alınmasıyla genişletilip büyük bir
câmi haline getirilecektir. (Şu an bir ev satın alınmıştır.) Câminin alt kısmının
Cumhuriyet Caddesi, Şişman Sokak ve Hameti Sokak'larına bakan tarafları işyeri
haline getirilecektir. Buna ilişkin bütün evraklar ve maddî imkânlar sağlanmış
bulunmaktadır.

BİNBAŞIOĞLU CÂMÎİ
Taş temel üzerine karkas olarak 1957 yılında inşa edilmiştir. Nakkaş
Mahallesi'nde Küçük Hamam Sokağı başlangıcı yanındadır.
Binbaşıoğlu Çeşmesi - 1931
Nakkaş Mah. Binbaşıoğlu Sok.
Tek şerefeli olan câmi, tuğla minarelidir.

CEDİD CÂMÎİ
Ahşaptır. Minaresi ağaç üzeri çinko ile kaplıdır.
Cedid Câmîi (Y. T. 1922) Sulu Sokak
1922 yılında yapılmıştır. Sulu Sokak'ta yer alır.

ÇIKRIKÇI CÂMÎİ
Minareyi Kebir Mahallesi, Çıkrıkçı Sokağı üzerinde bulunmaktadır. 1960 yılında
betonarme olarak inşa edilen câminin minaresi tuğladan yapılmıştır.

KEPİR CÂMÎİ
1945 yılında ahşap olarak yapılmıştır. Tuğla minarelidir. Şehrimizin
Zincirli Süfla Mahallesi'nde, Kepir Câmîi Sokak ile Kavaklı Câmîi Sokak'larının
kesişim köşesinde bulunmaktadır.

SULTAN AHMED CÂMÎİ
Şehrimiz Şeyhali Mahallesi, Zümrüt Evler ile Fatih Evler arasında kalan
bölümde yer alır. Câmi 850 m2 arsa üzerine kurulmuş olup, 352 m2 kullanım
alanlıdır. Kubbe yüksekliği yerden 25 m yüksekliktedir. Şehrimizdeki Ulu Câmi'den
sonra en büyük câmidir.
500 cemaat rahatlıkla namaz kılabilmektedir. 1987 tarihinden beri yapımına
başlanan câminin, henüz minaresi tamamlanmayıp, betonarme kubbe üzeri
yeni kurşunlanmıştır. Betonarme olarak inşa edilen câminin mimarı hemşehrimiz
Mimar Ömer ERYILMAZ olup, câmi, özellikle kubbesi abidevî bir özellik taşımaktadır.
Câminin mütevelli heyeti Abdullah ZORAY ve Hüseyin DİNÇER'dir. Câminin alt
kısmında bir adet Kur'an Kursu, bir adet İmamevi ile Gasilhanesi mevcuttur.

ZİLE'DE YIKIMA UĞRAYAN CÂMİ ADLARI

HABEŞ CAMİİ
DÖKER CAMİÎ
MUMCU ÖMER CAMİİ
CEVHER-I AĞA CAMI
KAHYA CAMİÎ
DEBBAHHANE CAMİÎ
HACI BAYAZID CAMİÎ
YENİ MAHALLE CAMİÎ
PALANGA CAMİİ
RIZA BEY CAMİÎ
KEPİR CAMİİ
ALI KADI CAMİÎ
DUA CAMİÎ
HIZIR CAMİÎ

ZİLE'DE MİMARÎ ÖZELLİK
TAŞIYAN CÂMİLERDEKİ HADİSLER

NASUH PAŞA CÂMÎİ
(Câmî-i Kebîr/ Ulu Câmi)
Halk arasında Ulu Câmi, Câmî-i Kebîr olarak da bilinen Nasuh Paşa
Câmîi'nin Kuzey tarafındaki taç kapısının ağaçtan yapılmış kanatlarında
güzel bir küfi hatla bir hadis işlenmiştir :
Hadisin Türkçe manâsı ise : hz. peygamber buyuruyor Kİ; BİR BELDENİN
HALK KATINDA EN SEVİMLİ KÖŞESİ MESCİTLERİ, EN SEVİMSİZ KÖŞESİ DE
ÇARŞI VE PAZARLARIDIR." (Hadiste söz konusu edilen "- Çarşı, pazar -" (ESVAK)
tâbiri ile kasdedilen hususun, buraların bir ticaret yeri ve rızık kapısı olmaları
bakımından değil; yalanın söylendiği, kaba ve kırıcı sözlerin sarfedildiği, uygunsuz
davranışların sergilendiği, kalabalıklar yığını mekân oluşları sebebiyledir.
Esasen bu tâbiri, günümüzün anlayışı ile "sokaklar" diye tercüme etmek ve
böyle değerlendirmek daha yerinde olacaktır.6

BEDESTEN CÂMÎİ
Câminin giriş kapısının kirişi üstüne yerleştirilmiş büyük mermer kitabe
tek satır halinde, kabartma sülüs ile; "VAKİT ÇIKMADAN ÖNCE NAMAZ KILMAKTA,
ÖLÜM GELMEDEN ÖNCE TEVBE ETMEKTE ACELE EDİNİZ" hadisi yazılı bulunmaktadır.

HAZİNEDAR CÂMÎİ
Nefis oyma ahşap tavan süslemesi bulunan Hazinedar Câmîi'nin 1959
senesinde inşa edilen minaresinin kaidesine, mermer kabartma bir hadis
kitabesi yerleştirilmiştir. Tâlik hatla yazılmış hadis metni, yeni harflerle manâsı;
mimarının ismi İle inşa tarihi bulunan bu kitabe yedi satırdır. Manâsı : "Her kim
namaz için mescide gidip, geldikçe Allah ona Cennet'te konağını hazırlar."
Mimarı Kahrimanın Mehmet Usta. 11.11.1959

ŞEYH EDHEM ÇELEBİ CÂMÎİ
Câminin türbe kısmında, sandukaların karşısına gelen duvarda, çatıya
yakın yerde koyu yeşil zemin üzerine altın yaldızla ve nefis Celî sülüs hatla,
"ACCİLCI" hadisi yazılmıştır ki, manâsı : "VAKİT ÇIKMADAN ÖNCE NAMAZ
KILMAKTA, ÖLÜM GELMEDEN ÖNCE TEVBE ETMEKTE ACELE EDİNİZ."7

KAYNAKÇA :
1. Yavi, Arsel - Tokat, sh. 169.
2. Hacı Mehmet Çavdar - Dedem olup, ayrıca Zile'nin 5 ayrı köyünde câmi inşa
ettirmiştir.
3. Erdemir, Yaşar - Türk Tarihinde ve Kültüründe Tokat, sh. 302 - 304.
4. A.g.e. - sh. 304.
5. Yavi, Arsel - Tokat, sh. 169.
6. Dr. Ali YARDIMCI - Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fak. Öğr. Gör. / Türk Tarihinde
ve Kültüründe Tokat, s. 472 - 474.
7. Osman KARADAVUT - Emekli eski Zile Müftü Vaizi, Sosyal Dayanışma ve
Yardımlaşma Vakfı Sekreteri.

Hiç yorum yok: